Tüketmek sahip olduğumuz her şeyi azaltmak ya da yok etmektir. Toplum olarak artık maalesef her alanda olağan dışı, çılgın bir tüketici haline geldik. Önümüze gelen her şeyi tüketiyoruz hiç düşünmeden. Duygularımızı, sevgimizi, güvenimizi, dostluğumuzu en kötüsü de galiba anlamaya çalışıp, olduğu gibi kabul etmediğimiz birbirimizi…
Çevremizde bulunan hiçbir şeyle artık derin ve sağlam bağ kuramıyoruz. Bu da bizim her şeyi daha kolay gözden çıkarmamıza neden oluyor. Daha başlamadan bir yola, olmazsa diyerek alternatifler arıyoruz kendimize. Oysa her şeyin alternatifi yoktur, günün sonunda sizi mutlu eden. Aramak sürekli, arayış içinde olmak belki de doğru ve istediğimiz yerde olmadığımızı gösterir. Böyle durumlarda ise ne yazık ki aitlik, sahiplenme duygusu ya eksik kalmış ya da hiç olmamıştır.
Günlük hayatımızda kullandığımız tek kullanımlık eşyalar gibi artık ilişkilerimiz. Her şeye kolay ulaşıp, kolay vazgeçiyoruz. Çevremizde bir yığın insan var, ama devamız olan tek insan yok çoğu zaman hayatımızda. Kuru kalabalığımızda yalnızız. Anlık ihtiyacımızı karşılıyoruz kalıcı olamıyor hiçbir şey yaşantımızda. Emek verilmeden elde edilmiş geçici kazanımlarımız var. İçinde bulunduğumuz bu durumda ise ahde vefa, hatır, hürmet, yaşanmışlıklar iz bırakmıyor bizde.
Eskiden sahip olduğumuz her şeyin bizim için bir önemi vardı. Kayıplarında üzülürdük. Şaşırırdık olmaması gerekenlere. Her şeyi şimdi alelade yaşıyoruz. Derinliğine inmeden. Anne, baba, çocuk ilişkileri eş, dost, sevgili, arkadaş ilişkileri hepsi kıyıda gitmeye hazır bir kayık. İpini bıraksan alıp gidecek kendini bilinmeyene. Bıçak sırtında duygular, yaşanmışlıklar…
Kök salmadan hemen dal budak salıyoruz. Küçük bir esintiyle de karşılaşınca da toz duman olup, hemen savruluyoruz. Sonra kalkıp tekrardan, eğreti otlar gibi hayata tutunmaya çalışıyoruz. Geçici mutluluklarla günün sonunda içsel mutsuzluğa ulaşıyoruz.
Hayatımızdaki sürekli tüketişler bizde kafa karışıklığı, duygu karmaşasına sebep oluyor. Bu şekilde devam edersek doğru, sağlıklı yol alamayız. İnsanlara yeniden güvenmek ve onlara güven vermek zorundayız, yeniden ve sağlam adımlarla yürüyebilmek için. İnsan zaman gelir sahip olduklarından vazgeçer ama duygu bağı kurarak aitlik hissettiği hiçbir şeyden vazgeçemez. Anlamlandıralım hayatımızdaki güzellikleri ve kıymetini bilip sımsıkı sarılalım. Yoksa ruhumuzda karşılık bulmayan sonlar, bizimde tükenişimiz olur. Kolay vazgeçişlerimiz gün gelir tükettiğimiz her şeyle birlikte kendimizin de maalesef tükenişi olur…













Yorumlar