İnsan bazen en çok kendine kızar. Yaptığı bir hata, söylediği bir söz, sustuğu bir an…

Hepsi birikir içinde. Ve zamanla kendine karşı bir öfkeye dönüşür. Ama kimse bilmez. Çünkü bu öfke sessizdir. Gülümserken bile içten içe kendini suçlarsın.

Kendini affetmek, başkalarını affetmekten daha zordur. Çünkü başkalarına “Tamam, geçti.” diyebilirsin. Ama kendine diyemezsin. Her gece aynı sahneyi yeniden yaşarsın. Aynı cümleyi, aynı bakışı, aynı pişmanlığı… Ve her seferinde biraz daha eksilirsin. Ama bil ki, herkes hata yapar.

Ve bazı hatalar, insanı büyütür. Çünkü insan, kırıldıkça değil, kırdığını fark ettikçe olgunlaşır.

Kendini affetmek, “Ben de insanım.” diyebilmektir.

“Ben de yanıldım, ama öğrendim.” diyebilmektir.

Kendini affetmek, geçmişi silmek değildir. Geçmiş orada durur. Ama sen onunla barışmayı öğrenirsin.

Artık seni tanımlamaz, sadece sana bir şey öğretmiştir. Ve sen, o dersle devam edersin. Bir gün aynaya bakarsın. Gözlerinin içindeki yorgunluğu fark edersin. Ama bu kez kendine kızmazsın. Bu kez kendine sarılmak istersin. Çünkü artık bilirsin:

Kendini affetmeden hiçbir yere varamazsın.