Gözden Kaçırmayın
Yalçın Görgöz: “Yaşasın Laik Cumhuriyet”Afyonkarahisar’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kapalı Spor Salonu’nda kutlama programı düzenlendi. Saat 11.00’de başlayan programda, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanı, vatandaşların ve törene katılan kuruluş temsilcilerinin bayramını kutladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Türk bayrağı göndere çekildi. Program kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı görüntülü kutlama mesajı da katılımcılara izletildi.
Törende konuşan Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, Cumhuriyet'in ilanının 103. yıl dönümünü kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Türk milletinin köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu belirten Vali Aktaş, bağımsızlık mücadelesinin 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla taçlandığını ifade etti.

Afyonkarahisar'ın Millî Mücadele'deki önemine dikkati çeken Vali Aktaş, şunları kaydetti:
“Çok kıymetli şehit ailelerimiz ve kahraman gazilerimiz, saygıdeğer milletvekillerimiz, değerli mesai arkadaşlarım, sevgili genç kardeşlerim, basınımızın değerli temsilcileri, kıymetli hemşehrilerim, bugün; hürriyet aşkımızın ve kardeşlik bağlarımızın yüreklerimizde yeniden filizlendiği; milletimizin istiklâline ve istikbaline mührünü vurduğu Cumhuriyetimizin ilanının 103'üncü yıl dönümünü idrak etmenin haklı gururunu ve sevincini paylaşıyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Kıymetli Hemşehrilerim, Bizler; kökleri 2200 yıl öncesine uzanan bir devlet geleneğinin; inancını ve vatan sevdasını hiçbir zaman yitirmemiş bir milletin mensuplarıyız.
Tarih boyunca adaleti rehber edinmiş, çaresizlerin sığınağı olmuş, zalimlerin karşısında Karahisar Kalesi gibi dimdik durmuş bir milletiz. Bu köklü karakter, hürriyet sevdasını ve bağımsızlık iradesini nesilden nesile aktarmıştır. İşte bu bağımsızlık iradesi; 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basmasıyla yeniden şahlanmış; milletimizin imanı, ordumuzun kahramanlığı ve fedakârlığıyla 30 Ağustos’ta bu topraklarda zafere ulaşmıştır.
Bu büyük mücadelenin en anlamlı kazanımı ise 29 Ekim 1923'te ilan edilen Cumhuriyetimiz olmuş; milletimiz, tarih sahnesinde yeniden ve daha güçlü bir şekilde yerini almıştır. Değerli Hemşehrilerim, Üzerinde yaşadığımız bu topraklar, kahramanlarımızın kanları ve canlarıyla, bedel ödenerek kazanılmış; her karışında bir şehit acısının, bir gazi anısının saklı durduğu mukaddes bir emanettir.
Cumhuriyetimiz; imanın, cesaretin ve fedakârlığın bu topraklarda yazdığı en şanlı destandır. Bu şanlı destanın en parlak sayfaları da ilimizde yazılmıştır. Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz ve Dumlupınar’da kazanılan kesin zafer, Cumhuriyete giden yolun bu şehirden geçtiğini tarihin sayfalarına altın harflerle nakşetmiştir. Şehrimiz, Millî Mücadele’de gösterdiği kahramanlıkla bu ruhun en canlı şahidi olmuş; Cumhuriyetimizin temellerinde silinmez bir iz bırakmıştır.”
“CUMHURİYET SİZLERE EMANETTİR”
Vali Aktaş konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Kıymetli Hemşehrilerim, bugün şanlı bayrağımız semalarda gururla dalgalanıyorsa, bunu, hiç tereddüt etmeden canlarını bu vatana feda eden aziz şehitlerimize ve vatan aşkını yüreklerinde bir meşale gibi taşıyan kahraman gazilerimize borçluyuz.
Bu hem kahramanlarımıza olan vefa borcumuz hem de tarihin bizlere yüklediği bir sorumluluktur. Altını çizerek ifade etmek isterim ki; bizim istikametimiz barış, adalet ve kardeşliktir. Hedefimiz; huzur içinde yaşayan bir millet, ilelebet var olacak bir devlet ve terör belasından kurtulmuş, güçlü bir Türkiye’dir. Allah’ın yardımı, milletimizin duası ve kenetlenmiş yüreklerimizin gücüyle Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık geleceğe doğru kararlılıkla yürüyeceğine olan inancımız tamdır.
Değerli Misafirler, Milletimizin asil karakterinden, yılmaz iradesinden ve köklü değerlerinden aldığımız ilhamla; tıpkı 103 yıl önce olduğu gibi bugün de omuz omuza, yürek yüreğe vererek ülkemizi her alanda daha yükseklere taşımak için gece gündüz çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrında, yani Türkiye Yüzyılında, köklü bir medeniyetin varisleri olarak gücümüzü mazimizden alıyor, atiye umutla bakıyoruz.





Yorumlar
Yorum Yap