Gözden Kaçırmayın

Yalçın Görgöz’den Veysel Eroğlu’na Sert Tepki: 'Afyon’a Yabancı'Yalçın Görgöz’den Veysel Eroğlu’na Sert Tepki: 'Afyon’a Yabancı'

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, TV3 Televizyonu'nda yayınlanan “Bugün” programına konuk olarak Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hükümetin ekonomi politikalarının vatandaşların alım gücünü olumsuz etkilediğini öne süren Dalgın, özellikle yüksek faiz ve talebin baskılanmasına yönelik politikaların sonuçlarını eleştirdi. Dalgın'ın açıklamaları, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi yönetimine ilişkin değerlendirmelerini de içerdi.

Türkiye'de resmi verilere göre yıllık tüketici enflasyonu Ağustos 2026'da yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde ulaştırma grubundaki yıllık fiyat artışı yüzde 35,08 olarak kaydedildi.

“Mehmet Şimşek programının bir tane özü var: Talebi baskılamak”

Ekonomi yönetiminin uyguladığı programı değerlendiren Dalgın, Bakan Mehmet Şimşek'in programının temelinde talebin baskılanması yaklaşımının bulunduğunu savundu.

Dalgın, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Mehmet Şimşek programının bir tane özü var. Talebi baskılamak. Yani vatandaşlarımız daha az tüketsin, bu çerçevede enflasyon azalsın gibi bir yaklaşımı var. Talebi baskılamak için kullandığı enstrümanda faiz. Ben faizi yükseltirim, talebi baskılarım, enflasyon düşer. Bu program hatalı. Niye hatalı? Talebi baskılamak demek vatandaş daha az tüketsin demek. Aslında pek insani bir politika değil. Yani orta direği zaten baskılıyorsunuz. Alt gelir grubunu daha da aşağı itiyorsunuz.”

Dalgın, uygulanan politikaların özellikle dar ve orta gelirli kesimler üzerindeki etkisinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Mazot 20 liradan 100 liraya çıktı”

Akaryakıt fiyatlarını da ekonomi politikaları üzerinden değerlendiren Dalgın, Mehmet Şimşek'in Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine başladığı dönemde motorinin litre fiyatının yaklaşık 20 lira olduğunu belirtti.

Dalgın, dünya petrol fiyatlarındaki değişim ile Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarındaki artış arasında karşılaştırma yaparak şunları söyledi:

“Dün tarihi bir gün yaşadık. Türkiye'de mazot ilk defa 100 lira oldu. Sayın Şimşek Bakan olduğunda mazot 20 liraydı. Hemen savaş diyecek kendisi değil mi? Beraber bir bakalım. Sayın Şimşek göreve geldiğinde mazot 20 lira, dünyada petrol fiyatları 70 dolar. Bugün dünyada petrol fiyatları 100 dolar civarında. Yani yüzde 50'lik bir artış var. Mazot fiyatları 20 liradan 100 liraya çıkmış, yüzde 400'lük bir artış var.”

Dalgın, akaryakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca petrol fiyatları üzerinden açıklanamayacağını savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yüzde 400'lük artışın yüzde 50'si petrol fiyatları, geri kalan Türk lirası kuru, geri kalan vergiler, geri kalan rafineri marjları. Sadece savaşı bahane edeceğine, yüzde 50'lik artışı bahane edeceğine, yüzde 400'lük artışın geri kalanı Türk lirasının geldiği hali, millete yüklediği vergileri ve rafineri marjları konusunda bir şey yapıp yapmayacağını konuşmasında sonsuz yararlar var.”

“Türkiye'ye dışarıdan bakıyor”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi politikalarını eleştirmeye devam eden Dalgın, Bakan'ın Türkiye'deki ekonomik gelişmelere dışarıdan baktığını öne sürdü.

Dalgın, bu konudaki değerlendirmesinde, “Olaylara bakarken uzaktan, Londra'dan bakan bir araştırmacı şeklinde bakıyor. Türkiye'deki olaylarla alakalı içi yanmıyor” ifadelerini kullandı.

Dalgın ayrıca Türkiye'deki fiyatların Avrupa ülkelerindeki fiyatlarla karşılaştırılmasının tek başına anlamlı olmadığını savundu. Ücret ve gelir seviyelerinin de karşılaştırılması gerektiğini belirten Dalgın, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Sayın Şimşek, herhalde sadece fiyatları değil, gelirleri ve ücretleri de karşılaştırması gerektiğini bilecek akıllı bir insan. Bile bile bunu yapması daha da rahatsız edici aslında. Çünkü Avrupa'da mazot 150 lira diyorsan, Avrupa'daki ücretler kaç para onu da söylemeniz lazım.”

“Fiyatları karşılaştırmanın bir anlamı yok”

Gelir ile akaryakıt fiyatının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dalgın, çalışanların maaşlarıyla ne kadar akaryakıt alabildiğinin önemli bir ölçüt olduğunu ifade etti.

Dalgın şöyle konuştu: “Yani pratikte bakmanız gereken Avrupa'daki ortalama bir çalışan maaşıyla kaç litre mazot alıyor? Türkiye'deki ortalama bir çalışan ücretiyle kaç litre mazot alıyor? Türkiye'de diyelim 50 bin lira kazanan bir insan ücretiyle 500 litre mazot alıyor. Ama Avrupa'da çalışan bir insan 1000 litre mazot alıyorsa, 1500 litre mazot alıyorsa, demek ki fiyatları karşılaştırmanın bir anlamı yok. Ücretleri de karşılaştıracaksınız, gelirleri de karşılaştıracaksınız.”

Dalgın, açıklamasının devamında Mehmet Şimşek'e yönelik eleştirisini yineleyerek, “Maalesef kendisi Türkiye'ye dışarıdan bakmayı bir türlü bırakamadı. Olaylara bakarken uzaktan, Londra'dan bakan bir araştırmacı şeklinde bakıyor. Türkiye'deki olaylarla alakalı içi yanmıyor” dedi.

Enflasyon hedefleri üzerinden değerlendirme

Türkiye'nin enflasyon hedeflerine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Dalgın, hükümetin önceki dönemlerde açıkladığı hedeflere ulaşılamadığını savundu.

Dalgın, önümüzdeki dönemde Türkiye'de enflasyonun yüzde 20'ler seviyesine gerileyebileceğini öngördüğünü belirtti. Bu değerlendirme Dalgın'ın kendi tahmini olup resmi bir enflasyon tahmini olarak değerlendirilmemeli. TÜİK'in Ağustos 2026 verisinde yıllık TÜFE yüzde 31,51 olarak açıklanmıştı.

Dalgın, enflasyon hedeflerine ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kendileri de birazcık bıraktılar artık bu işin peşini. Önümüzdeki yıl için hedef yüzde 21, 20'ler civarında Türkiye'de enflasyon katılaştı artık. Yani 20'nin altına, 30'ların altına bile inmesi birazcık zor. Bu sene 30 ile biter herhalde, 28-30 civarında biter. Savaşın etkilerine de bağlı olarak o birazcık daha işte 25'lere falan inerse inebilir.”

“Hedeflerini artık saldılar”

Dalgın, geçmiş yıllarda açıklanan enflasyon hedeflerini hatırlatarak, hedeflerin zaman içerisinde yukarı yönlü değiştiğini savundu.

Dalgın, “Hedeflerini artık saldılar, tek haneler falan gitti” diyerek şöyle devam etti:

“2023 yılında, hatırlayalım, 2023 yılında Sayın Şimşek göreve geldikten sonra, bu yıl için, 2026 için öngördüğü enflasyon yüzde 8.5'tu. Sonra bir yıl geçti, 2024'te 2026 için artık ufuk daralmış. Yüzde 9.7 dedi. Hala tek hane. Bu sene için yüzde 16 dedi, bu sene yüzde 32'deyiz şu anda.”

Dalgın, Türkiye'deki enflasyon oranını AK Parti iktidarının başlangıç dönemiyle de karşılaştırarak, “AK Parti iktidarı geldiğinde, Kasım 2002'de de bu memlekette enflasyon yüzde 32'ydi. Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik. O gün doğan çocuklar büyüdüler, üniversite mezunu oldular, iş hayatındalar. Türkiye'de enflasyon hala yüzde 32” ifadelerini kullandı.

Dalgın açıklamasının sonunda ise “O bakımdan ciddi bir mücadele yok ama savaşın etkileri azalabilir, birazcık daha rakamlar gerileyebilir. Türkiye'de yüzde 20'ler civarında bir enflasyon görürüz önümüzdeki sene diye düşünüyorum” dedi.

“Siyasi iktidar değişmeden hiçbir şey değişmez”

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, ekonomi yönetiminde yaşanan sorunların yalnızca Hazine ve Maliye Bakanlığı görevindeki kişinin değişmesiyle çözülemeyeceğini savundu.

Dalgın, ekonomi politikalarında siyasi iradenin belirleyici olduğunu ifade ederek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Siyasi iktidar değişmeden hiçbir şey değişmez. Konu oradaki teknisyenin görevi değil. Konu bir iktidar değişimi. Çünkü siyasi iradenin değişmesi gerekiyor. Yoksa orada Mehmet Bey gitmiş, Ahmet Bey ya da Ayşe Hanım gelmiş, hiçbir şey değişmez.”