Çöp kutuları bir nevi bizim kara kutumuzdur. Yaşanmışlıkların, bitişlerin, kırılmaların, vazgeçişlerin rafa kaldırıldığı son duraktır.

Karıştırsak bir çöp kutusunu; görürüz ki, ödemesi yapılıp gönül rahatlığı ile çöp kutusuyla buluşturulan faturalar, o gün ne ihtiyaçsa alışveriş yapılıp son kontrolden sonra buruşturulup atılan alışveriş fişleri. Gün içinde aldığımız, işi biten not kâğıtları.

Hala iyileşmediğimizi düşünüp kullanılıp, bitirdiğimiz ilaç kutuları çöp kutusuyla buluşur.

Üzerimizde sakarlığın olduğu bir günde, kolumuzun çarpıp kırdığı bardağın parçaları, İnanmadığımız şeylerin altına imza atıp duyduğumuz pişmanlığımız ve sonrasında parmaklarımız arasında kırılan kalemin parçaları çöp kutusuyla buluşur.

Verilen emekleri yok sayan sevgiliden gelen kuru bir elveda mektubu.

Sevenin Gözyaşlarıyla ıslanıp yırtılan mektup parçaları, vedaya cevap gibi, atılıp çöp kutusuyla buluşur.

Çöp kutuları; hayatımızdan çıkardığımız, vedalaştığımız, belki de artık bir daha görmek istemediğimiz şeylerin yolculuğunun bittiği yerdir.

Ve bazen de acaba deyip geriye dönülen; buruşturulanların açılmaya çalışıldığı, yırtılanların, parçalananların birleştirilmeye çalışılıp hayata dahil ettiğimiz yerlerdir çöp kutuları. Demem o ki yaşanmışlığımız hakkımızda bilgi veren, bizi yansıtan kara kutumuzdur çöp kutuları…