Gününüz aydınla güne başlamak. Ardından içten bir gülümseme.

Nasılsın la devam edip, hep iyi, mutlu ol diyerek sonlandırmak. Çok zor olmasa gerek bu kelimeleri söylemek.

İnsanlara umut olmak varken niye hep yük oluyoruz birbirimize.

Bizim bir kelimemiz, bir tavrımız güzelleştirecekken kötü geçen bir güne; sessizce sebep olmak ve kötü enerjileri üzerimize çekmek niye.

Artık gülen gözler görmek istiyoruz. Samimi tavırlara hasret kaldık.

Kendimiz nedense olamıyoruz.

Hep rol, hep rol… Mutlu etmiyoruz insanları, mutlu da olamıyoruz.

Paylaşmayı unutmuşuz, her şey paylaştıkça güzelleşir duygusunu. Biz olmayı unutmuşuz.

Kendimizi hep güçlü görüp zirvede olmak istiyoruz. Bunların kendimizi yavaş yavaş yalnızlaştırdığını düşünmeden.

Paylaşalım hayatımızdaki güzellikleri; paylaşalım varsa dertlerimizi, bize derman olacak dostlarımızla. Okuyalım hem insanların ruh halini, hem de bizi güzelleştirecek kitap sayfalarını…

Hayatımızda yeni yılla birlikte yeni bir sayfa açalım ne dersiniz? Kendimizi sevelim, insanları sevelim, empati yapalım insanlara… Sımsıkı sarılalım sevdiklerimize, ertelemeyelim hayatı…

Üzmeyelim kimseyi, kimsenin de bizi üzmesine izin vermeyelim inceden…

Hep savaş, hep savaş. Artık barış sükûnet zamanı. Koşmak yerine artık, biraz durup hayattan zevk almak gerek.

Gözyaşı olmayalım gönüllerde, silelim yaşları gülümsemelerle.

Umutları köreltmeyelim. Olabiliyorsak umut olalım vazgeçişlere…

Ne çok yorulduk. Artık birbirimizin gölgesinde huzur bulma zamanı.

Okuyalım hem insanların ruh halini, hem de bizi güzelleştirecek kitap sayfalarını…