Gözden Kaçırmayın

Filistinli Öğrencilerden İl Müftülüğüne Vefa ZiyaretiFilistinli Öğrencilerden İl Müftülüğüne Vefa Ziyareti

Çakır, fon vurgununa ilişkin ilk açıklamalarda 20 milyar dolarlık bir rakamdan söz edildiğini, vurgunun boyutunun ise 100 milyar dolara kadar yaklaştığının belirtildiğini ifade etti. Vatandaşların birikimleriyle gerçekleştirildiği iddia edilen vurgunlarda sorumluların cezasız kaldığı algısının kamu vicdanını yaraladığını söyledi.

Fon vurgununun ardından farklı konuların da gündeme geldiğini belirten Çakır, bazı iddiaların AK Parti ile bağlantılı olduğunu öne sürdü. Çakır, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığına ilişkin iddiaları da gündeme taşıdı.

“Vatandaşın Malına, Mülküne Çökülüyor”

Yüksek enflasyon ve yüksek faiz nedeniyle vatandaşların önemli bir bölümünün bankalara borçlandığını dile getiren Çakır, kredi kartı ve kredi borçlarının ödenmesinde yaşanan sorunlara dikkat çekti.

Çakır, ödenmesi güç hale gelen bazı borçların varlık yönetim şirketlerine devredildiğini belirterek, “Varlık şirketleri de mafyavari yöntemlerle vatandaşa adeta çöküyor” ifadelerini kullandı.

Bu şirketlerden birinin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğluna ait olduğunu iddia eden Çakır, iktidara yönelik eleştirilerini sürdürdü.

“Düzenleme Fon Vurgunundan Önce mi Yapıldı?”

Çakır, 16 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliğinde yapılan değişikliğe de dikkat çekti.

Düzenlemede YTM malvarlığının amacı dışında kullanılamayacağı, teminat gösterilemeyeceği, kamu alacakları için dahi haczedilemeyeceği, rehnedilemeyeceği, iflas masasına dahil edilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağının belirtildiğini aktaran Çakır, düzenlemenin yatırımcıyı koruma amacı taşıyor gibi görünse de fon vurgununa ilişkin önceden bilgi sahibi olunduğu izlenimi oluşturduğunu savundu.

Çakır, “Kim suçluysa, hangi bürokrat fon vurgununa göz yumduysa, bu büyük vurgundan kim nemalandıysa, kim bunun reklamını yaptıysa, kim kulis konuşması yapıp para topladıysa hepsi yargılanmalıdır” dedi.

“Doğu Hastanesi Projesi Ne Oldu?”

Afyonkarahisar’ın yerel gündemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Çakır, 2026 yaz aylarında gündeme gelen “şehrin doğu tarafına hastane” açıklamalarını hatırlattı.

Zafer Mahallesi’nde temeli atılan Semt Polikliniği üzerinden şu soruları yönelten Çakır, “Doğu Hastanesi, Zafer Mahallesi’ndeki Semt Polikliniği’ne mi çevrildi? Yoksa Doğu Hastanesi projemiz de geçerli midir?” diye sordu.

Çakır, özellikle Ataköy, Harbiş ve İstiklal mahalleleri ile Salar, Sülün ve Işıklar beldesinde yaşayan vatandaşların hastane projesinin akıbetini merak ettiğini ifade etti.

“Yüksek Hızlı Tren Konusunun Takipçisi Olacağız”

Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Projesi’ne de değinen Çakır, Afyonkarahisar etabının daha önce defalarca ertelendiğini belirtti.

Projenin 2026’nın son ayları veya 2027’nin ilk aylarında deneme sürüşleriyle hizmete açılacağının ifade edildiğini hatırlatan Çakır, sahada bu yönde bir hareketlilik görülmediğini söyledi.

Çakır, üst düzey yetkililerin son açıklamalarına göre projenin hizmete girişinin 2028 yılının ortalarını bulacağının ifade edildiğini belirterek, “Biz bir lütuf istemiyoruz. Afyonkarahisarlılara vadedilen büyük projenin hayata geçmesini istiyoruz. Bu konunun takipçisi olacağız” dedi.