Gözden Kaçırmayın
Afyon’da 963 Yemekle Guinness Dünya RekoruAfyonkarahisar, gastronomi alanındaki uluslararası etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. VIII. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali kapsamında gerçekleştirilen “Dünyanın En Büyük Anadolu Sofrası” organizasyonunda, Türkiye’nin 81 iline ait yöresel yemekler aynı sofrada buluşturuldu.
Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyonda kurulan sofra, 257 metre uzunluğu ve 81 metre çapıyla dikkat çekti. Sofrada 81 ilin gastronomik değerleri sergilenirken, yaklaşık bine yakın yöresel lezzet ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

AFYONKARAHİSAR GUİNNESS’TE ÜÇÜNCÜ KEZ
Gastronomi alanında son yıllarda uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapan Afyonkarahisar, daha önce de Guinness Dünya Rekorları ile adını duyurmuştu.
Afyonkarahisar, 2024 yılında 114,7 metre uzunluğundaki Afyon lokumu ile “Dünyanın En Uzun Lokumu” rekorunu kırarken, 2025 yılında ise 1.930 kilogramlık sucuklu yumurta ile “Dünyanın En Büyük Sucuklu Yumurtası” rekorunu elde etmişti.
Bu yıl gerçekleştirilen Anadolu Sofrası organizasyonuyla birlikte kent, gastronomi alanında üçüncü kez Guinness Dünya Rekoru başarısıyla gündeme geldi.

“BU YALNIZCA BİR REKOR DEĞİL”
Organizasyonun açılış konuşmalarında Anadolu Sofrası'nın yalnızca bir gastronomi etkinliği olmadığı vurgulandı.
Festival kapsamında yapılan konuşmalarda, 81 ilin aynı sofrada buluşmasının Anadolu'nun kültürel çeşitliliğini, ortak mutfak mirasını ve birlikteliğini temsil ettiği ifade edildi.
Konuşmalarda Anadolu'nun binlerce yıllık yemek kültürünün dünyaya tanıtılması hedeflenirken, gastronominin yalnızca yemek sektöründen ibaret olmadığı; tarım, turizm, üretim, istihdam ve kültürel mirasla doğrudan bağlantılı olduğu belirtildi.

GASTROAFYON’UN TEMASI: “LEZZETİN HAFIZASI: ANADOLU”
Bu yıl sekizinci kez düzenlenen GastroAfyon’un teması “Lezzetin Hafızası: Anadolu” olarak belirlendi.
Afyonkarahisar, 2019 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilmişti. Festival kapsamında kentin yöresel ürünlerinin yanı sıra Anadolu’nun farklı bölgelerine ait yemekler, geleneksel üretim yöntemleri ve mutfak kültürleri de tanıtılıyor.
Festival programında gastronomi yarışmaları, workshoplar, paneller, söyleşiler ve çeşitli kültürel etkinliklerin yanı sıra yerli ve yabancı şeflerin katıldığı organizasyonlar da gerçekleştiriliyor.

“GASTRONOMİ BİR KALKINMA KALDIRACI OLABİLİR”
Festivalde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, gastronominin yalnızca yeme içme sektörü olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Şimşek, gastronominin tarımdan turizme, sanayiden kültüre kadar birçok sektörle bağlantılı olduğunu belirterek, yerel üreticilerin, çiftçilerin, kadın kooperatiflerinin, esnafın ve gastronomi profesyonellerinin bu süreçte desteklenmesinin önemine vurgu yaptı.
Şimşek ayrıca festivallerin yalnızca kalabalık organizasyonlar olarak değil, yerel üreticinin gelirini artıran, kadın girişimciliğini destekleyen ve gençlere yeni ekonomik fırsatlar sağlayan etkinlikler olması gerektiğini ifade etti.

BURCU KÖKSAL: “BUGÜN TÜRKİYE’NİN SOFRASINI KURDUK”
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ise konuşmasında gastronominin kentin ekonomik ve kültürel değerleri açısından önemine dikkat çekti.
Köksal, Anadolu'nun farklı şehirlerinden gelen yemeklerin aynı sofrada buluşmasının kültürel zenginliği ortaya koyduğunu belirterek, GastroAfyon'un Afyonkarahisar'ın gastronomi kimliğinin dünyaya tanıtılmasında önemli bir organizasyon olduğunu ifade etti.
Afyonkarahisar'ın daha önce lokum ve sucuklu yumurta ile Guinness Dünya Rekorları'na girdiğini hatırlatan Köksal, yeni rekor organizasyonunun da 81 ilin ortak başarısı olduğunu vurguladı.

VALİ NACİ AKTAŞ: “AFYONKARAHİSAR’IN SOFRASI TÜRKİYE’NİN SOFRASIDIR”
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş da festival kapsamında yaptığı konuşmada, kentin UNESCO tarafından tescillenmiş bir gastronomi şehri olduğuna dikkat çekti.
Aktaş, Afyonkarahisar'ın sucuğu, kaymağı, lokumu, haşhaşı ve coğrafi işaretli ürünlerinin kentin üretim kültürünün önemli parçaları olduğunu belirtti.
Anadolu Sofrası'nın yalnızca bir rekor organizasyonu olmadığını ifade eden Aktaş, bu sofranın paylaşma, kardeşlik ve misafirperverliğin sembolü olduğunu dile getirdi.
Aktaş, “Afyonkarahisar’ın sofrası, bütün Türkiye’nin sofrasıdır” mesajını verdi.

HAMZA KALKAN: “GASTRONOMİ STRATEJİK BİR SEKTÖR”
Afyonkarahisar Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Hamza Kalkan ise gastronominin tarım, turizm, sanayi ve kültürle güçlü bağlantıları bulunan stratejik bir alan olduğunu söyledi.
Kalkan, gastronominin yalnızca yemek üretimi olmadığını; geleneksel tariflerin korunması, yerel ürünlerin değerlendirilmesi, kadın kooperatiflerinin desteklenmesi ve yöresel ürünlerin uluslararası pazarlara taşınması açısından da önemli bir potansiyel taşıdığını belirtti.
Kalkan ayrıca Anadolu'nun yöresel değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılmasının önemine vurgu yaptı.

81 İLİN LEZZETİ TEK SOFRADA
GastroAfyon kapsamında kurulan dev Anadolu Sofrası'nda Türkiye'nin dört bir yanından getirilen yöresel yemekler bir araya geldi.
Karadeniz'den Akdeniz'e, Ege'den Doğu Anadolu'ya, Marmara'dan İç Anadolu'ya kadar farklı bölgelerin mutfak kültürlerinin aynı sofrada buluşması, organizasyonun en dikkat çekici bölümlerinden biri oldu.
Festival öncesinde yapılan açıklamalarda da 81 ilin yemeklerinin 257 metre uzunluğundaki ve 81 metre çapındaki sofrada buluşturulacağı duyurulmuştu.
AFYONKARAHİSAR’IN GASTRONOMİ YOLCULUĞU SÜRÜYOR
GastroAfyon, Afyonkarahisar'ın gastronomi alanındaki uluslararası tanınırlığını artırmaya yönelik organizasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.
Kent, UNESCO Gastronomi Şehri unvanının ardından son yıllarda gerçekleştirdiği Guinness rekorlarıyla da gastronomi kimliğini uluslararası alanda görünür hale getiriyor. 2024'te lokum, 2025'te sucuklu yumurta ve 2026'da Anadolu Sofrası ile gerçekleştirilen organizasyonlar, kentin gastronomi festivallerinin son yıllardaki gelişimini ortaya koyuyor.





Yorumlar
Yorum Yap