Gözden Kaçırmayın

Vali Aktaş’tan Başkan Siper’e İade-i ZiyaretVali Aktaş’tan Başkan Siper’e İade-i Ziyaret

AK Parti İl Başkanlığı'nı eleştirme cesaretini gösteremeyen bazı çevrelerin açıklamanın AK Parti tarafından yapıldığını görmezden gelerek, açıklamayı yayınlayan basın kuruluşlarını suçladıklarını gördüklerini söyleyen Gazeteci İsa Kuş'un yazısı. ↓↓↓↓↓↓↓↓↓

MUHTARLAR, SİYASET VE GÖLGE OYUNU

Afyonkarahisar’da birkaç mahalle muhtarının bir siyasi partinin il başkanlığını ziyareti…

Normal şartlarda sıradan bir temas, hatta yerel demokrasinin doğal bir parçası sayılabilecek bir gelişme.

Ama bizde hiçbir şey “sıradan” kalamıyor.

Bir açıklama yapılıyor. Ardından o açıklama basında yer alıyor. Sonra bir bakıyoruz ki, o fotoğrafın içindeki isimler birer birer çıkıp “öyle değil” demeye başlıyor.

Peki o zaman sormak gerekiyor: Gerçek hangisi?

İlk açıklamaya göre muhtarlar, belediyede karşılık bulamayan sorunlarını AK Parti İl Başkanlığı’na taşıyor. İmar problemleri, vatandaş mağduriyetleri, çözüm arayışları…

Oldukça net, oldukça ciddi iddialar.

Ama ardından aynı muhtarlar çıkıp, “Biz kimseyi şikayet etmedik, ziyaretimiz tamamen farklıydı” diyor.

Hatta işin boyutu daha da ileri gidiyor:

“Tesadüftü”,

“Yanlış anlaşıldı”,

“Fotoğraf yanlış yorumlandı”…

Şimdi durup düşünelim.

Bir şehirde 10’dan fazla muhtar aynı anda, aynı yerde, aynı siyasi partinin il başkanlığında bir araya geliyor…

Ve bu “tesadüf” oluyor öyle mi?

Kusura bakılmasın ama bu açıklamalar, kamuoyunun aklıyla dalga geçmekten başka bir anlam taşımıyor.

Daha da çarpıcı olan ise şu:

Ortada AK Parti İl Başkanlığı tarafından yapılmış açık bir basın açıklaması var.

Yani iddialar “basının uydurması” değil, doğrudan siyasi bir kurumun kendi beyanı.

Ama ne hikmetse, bu açıklamayı sorgulamak yerine bazı çevreler oklarını basına çeviriyor.

Çünkü gerçek muhataba söz söylemek cesaret istiyor.

Kolay olan ne?

Gazeteciyi suçlamak.

Haberi hedef göstermek.

Algı tartışması açmak.

Peki ya asıl mesele?

Eğer ilk açıklama doğruysa, ortada ciddi bir yönetim sorunu var demektir.

Yok eğer muhtarların sonradan yaptığı açıklamalar doğruysa, o zaman da başka bir sorun var:

Kim, neden, neyi abarttı ya da çarpıttı?

Dahası…

Kulislerde konuşulan “baskı” iddiaları.

Eğer gerçekten muhtarlar üzerinde bir yönlendirme ya da baskı söz konusuysa, bu durum yerel demokrasinin en temel unsurlarından biri olan muhtarlık kurumuna doğrudan müdahaledir.

Yok eğer böyle bir şey yoksa, o zaman bu çelişkili açıklamaların izahı nedir?

Her ihtimal ayrı bir problem.

Ama değişmeyen tek şey şu:

Bu şehirde gerçekler, çoğu zaman açık açık konuşulamıyor.

Muhtarlar konuşamıyor, siyaset net konuşmuyor, konuşanlar da sonradan sözlerini geri almak zorunda kalıyor.

Sonra da ortaya böyle bulanık, gri, kimsenin tam olarak ne olduğunu anlamadığı tablolar çıkıyor.

Oysa bu şehir daha fazlasını hak ediyor.

Daha net bir siyaset, daha açık bir iletişim ve en önemlisi daha dürüst bir dil…

Çünkü herkes şunu bilmeli:

Gerçekler, ne kadar üzeri örtülmeye çalışılsa da, bir gün mutlaka yeniden konuşulur.

Ve o gün geldiğinde, kim ne söylediğini değil…

Kimin neyi sakladığını hatırlayacağız.