Gözden Kaçırmayın

Minik Öğrenciler Bir Günlüğüne İl Jandarma Komutanı OldularMinik Öğrenciler Bir Günlüğüne İl Jandarma Komutanı Oldular

Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile Cumhurbaşkanlığı himayelerinde bir otelde düzenlenen 2. Yaşlılık Şurası'nın kapanış programına katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, yaşlılık konusunun daha belirgin bir politika alanı şeklinde ele alınmaya başlandığını belirterek, devam eden süreçte "Emekliler Yılı", "Aile Yılı" ve "2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı" kapsamında atılan adımların da bu yaklaşımı daha geniş bir zemine taşıdığını söyledi.

Demografik dönüşüm sürecine işaret eden Yılmaz, çocuk ve genç nüfus oranı azalırken yaşlı nüfus oranının hızla arttığını, doğurganlık oranının ise düştüğünü kaydetti.

Yılmaz, Türkiye'nin, 2025 yaşlı nüfus oranına göre 194 ülke arasında 75. sırada yer aldığını, yaşlı nüfus oranının 2000'de toplam nüfusun yüzde 5,7'siyken 2023'te ilk kez yüzde 10'un üzerine çıkıp, ülkeyi çok yaşlı ülkeler kategorisine taşıdığını belirterek, "Bu yüzde 10 kritik bir eşik. 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 10'u aştığında o ülke artık çok yaşlı ülke kategorisine girmiş oluyor. Biz de ilginç bir şekilde Cumhuriyetimizin tam 100. yılında böyle bir eşiği aşmış olduk. TÜİK tahminlerine göre demografik göstergelerdeki mevcut yapı devam ederse 2025 yılında bu oran yüzde 11,1'e çıkacak, 2030'da yüzde 13,5'e, 2100 yılında ise neredeyse nüfusumuzun üçte birine ulaşmış olacak." değerlendirmesini yaptı.

Geçen yıl 62 ilde yaşlı nüfus oranının yüzde 10'un üzerine çıktığını aktaran Yılmaz, 7 milyondan fazla hanede en az bir yaşlı bulunduğunu, yaklaşık 2 milyon hanenin tek başına yaşayan yaşlı fertlerden oluştuğunu ifade etti.

"Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi'ne yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"

Aktif Yaşlanma Endeksi verilerine değinen Yılmaz, bireyin mutluluğu ve kendini daha iyi konumda görmesi açısından olduğu kadar, toplum genelinde de aktif ve üretken yaşlanmanın önemli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:

"Orta Vadeli Programımız çerçevesinde ülkemizin değişen demografik yapısına uyum sağlamak ve yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu doğrultuda Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi'nin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Bunlar olgunlaştığında uygun bir zamanlamayla mutlaka gündeme gelecektir. Bu tür sigorta sistemleri hem yaşlılıkta insanımıza çok daha büyük bir güç verecektir hem de Türkiye'nin genel tasarruf oranını artırarak finansal sistemini destekleyici olacaktır. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımızın yaşlılık döneminde ister evlerinde ister bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları hemşirelik, bakım hizmeti ve tıbbi ekipman gibi desteklere daha kolay, güvenli ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamayı hedefliyoruz."

Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yaşlılara yönelik çalışmaların, yaşlı bireylerin aileleriyle kendi yaşam çevrelerinde aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmelerini esas aldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bugün geldiğimiz noktada yaşlı bireylerimize sunduğumuz hizmetlerin kapsamını ve niteliğini önemli oranda geliştirmiş durumdayız. 2002 yılında 63 resmi huzurevinde yaklaşık 5 bin yaşlımıza hizmet sunarken bugün 178 resmi huzurevinden 15 bin vatandaşımıza hizmet sunuyoruz. Buna ek olarak özel huzurevlerini ve diğer kamu kurumlarının sağladığı hizmetleri topladığımızda 30 bin civarında vatandaşımıza bu hizmeti sunuyoruz. 2026 yılı içinde 8 ilimizde 900 ilave kapasiteyle bu hizmetlerimizin altyapısını genişletmeye devam edeceğiz."

Yılmaz, yaşlı bireylerin kendi yaşam ortamlarında desteklenmesini esas alan toplum temelli hizmetleri de güçlü biçimde geliştirdiklerini vurgulayarak, "Yaşlı vatandaşlarımıza sunulan evde bakım yardımı ile gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezlerimiz sayesinde aile yapısını güçlendirmeyi, yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını artırmayı, kurumsal bakım ihtiyacını azaltmayı hedefliyoruz. Yerel yönetimlerimizi de sürece dahil eden yaşlı destek programımızla evde bakım, psikososyal destek ve kültürel faaliyetleri yine bütünleşik bir yapıda ele alarak güçlü bir hizmet ağı oluşturmuş durumdayız." ifadelerini kullandı.

 "Yaşlı dostu bir toplum hedefini somut bir yol haritasına dönüştürdük"

Cevdet Yılmaz, 43 ilde yaklaşık 2 bin yaşlıya dijital okuryazarlık eğitimi verildiğini, 19 ilde kurulan 21 "Dijital Bahar Odası" ile yaşlıların teknolojiye erişimini kolaylaştırdıklarını, bağımsız yaşam becerilerini desteklediklerini ve dijital hayata uyumlarını güçlendirdiklerini bildirdi.

Hizmet kalitesini artırmaya yönelik 2021 yılından itibaren bakım hizmetlerinde kapsamlı yeni standartlar oluşturduklarını belirten Yılmaz, "Politika çerçevemizi güçlendirmek amacıyla Yaşlanma Vizyon Belgesi'ni hazırladık ve bu vizyon doğrultusunda 16 hedef, 51 eylemi içeren Yaşlı Hakları Ulusal Eylem Planı'nı hayata geçirdik. Bu planlamalarla yaşlı bireylerin haklarını esas alan yaşlı dostu bir toplum hedefini somut bir yol haritasına dönüştürdük." diye konuştu.

Türkiye Yaşlı Profili Araştırması ile yaşlı bireylerin ihtiyaçlarını, risk alanlarını ve beklentilerini bütüncül bir şekilde ele alan güçlü bir veri altyapısı oluşturduklarını ifade eden Yılmaz, bu veriler doğrultusunda koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmeyi ve hizmetleri daha isabetli bir zeminde sürdürmeyi hedeflediklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gelecek dönemde temel meselenin hayatın ilerleyen yıllarını daha nitelikli, bağımsız ve güvenli kılan bir düzeni kalıcı hale getirmek olduğunu dile getirerek, "Yaşlanma olgusunu bütüncül bir yaklaşımla ele alan, veriye dayalı ve öngörülebilir politikalar geliştiren bu şuranın önümüzdeki dönemin yol haritası olacağına yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise, Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla başkentte bir otelde "Ulu çınarlarımızla birlikte geleceğe yürüyoruz" temasıyla düzenlenen 2. Yaşlılık Şurası kapanış programında yaptığı konuşmada, şuranın ilkini 2019 yılında gerçekleştirdiklerini anımsattı.

Bakan Göktaş, "2. Yaşlılık Şurası ile ulaşmak istediğimiz nihai amaç, sunduğumuz hizmetleri daha etkin, daha yaygın ve daha nitelikli hale getirmektir. Yaşlı haklarının güçlendirildiği, bakım hizmetlerinin finansal ve operasyonel olarak güvence altına alındığı 'yaşlı dostu' bir Türkiye modelini hayata geçirmektir." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde gerçekleştirilen ikinci şurayı bugün Türkiye'nin sosyal devlet anlayışını büyüten güçlü bir vizyonla tamamladıklarını belirten Göktaş, "Bu şurada yaşlılık konusunu nüfus yapısından aileye, bakım hizmetlerinden finansmana, aktif yaşlanmadan dijitalleşmeye, yaşlı dostu şehirlerden afet ve kriz yönetimine kadar geniş çerçevede ele aldık. Tüm paydaşlarımızı aynı istişare zemininde buluşturarak ortak aklı kurumsal bir güce dönüştürdük." Dedi.

Göktaş, dünyanın yeni bir demografik döneme girdiğine işaret ederek, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 60 yaş ve üzeri nüfusun 2030'da 1,4 milyara, 2050'de 2,1 milyara çıkacağının öngörüldüğünü kaydetti.

Türkiye'de ise 65 yaş ve üzeri nüfus oranının 2025 verilerine göre yüzde 11,1'e ulaştığını aktaran Göktaş, bu durumun ekonomiden şehir planlamasına, aile düzeninden kamu hizmetlerine kadar her alanı yeniden tanımlayan tarihi bir değişim olduğunu söyledi.

Göktaş, bu büyük dönüşüm karşısında Türkiye olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yaşlılık politikalarını kararlılıkla hayata geçirdiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"2023 yılında ilk kez gerçekleştirdiğimiz Türkiye Yaşlı Profili Araştırması'ndan elde ettiğimiz verilerle koruyucu ve önleyici politikalarımızı daha güçlü şekilde planlıyoruz. Evde Bakım Yardımı ile 114 bin 823 yaşlı bireyin ailelerinin yanında desteklenmesini mümkün kılıyoruz. Ulusal Vefa Programı ile 132 bin yaşlı vatandaşımızın kişisel bakım ve ihtiyaçlarını doğrudan evlerinde karşılıyoruz. Belediyelerimizle Yaşlı Destek Programı'nı yani YADES'i yürütüyoruz. Bu programla evde bakım, gündüz bakım, evde sağlık ve gönüllülük gibi farklı hizmetleri yaygınlaştırıyoruz. 86 farklı belediyede yürütülen 123 projeyle 164 bin 169 yaşlı vatandaşımıza ulaştık. Diğer yandan, 28 Tazelenme Üniversiteleri'nde büyüklerimizin hayat boyu öğrenme imkanlarına erişimini artırıyoruz."

"Bu yıl içerisinde 8 yeni huzurevini hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz"

Yaşlılık politikalarının merkezinde büyüklerin kendi çevresinden kopmadan, aile bağlarını koruyarak desteklenmesinin yer aldığını dile getiren Göktaş, bu anlayışın en güçlü karşılıklarından birinin gündüzlü yaşlı bakım merkezleri olduğunu ifade etti.

Göktaş, gündüzlü bakım merkezlerinin yaşlı bireylerin gün içinde ihtiyaç duyduğu desteğe ulaşmasını sağlayan stratejik bir hizmet modeli olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Bu modelle hedefimiz, yaşam kalitesini yükseltmek, yalnızlığı ve bağımlılığı azaltmaktır. Bugün 42 Gündüzlü Aktif Yaşam Merkezi'mizde büyüklerimizin hayatla bağlarını güçlü tutacak hizmetler sunuyoruz. Bu merkezlerimizi farklı ihtiyaçlara göre ihtisaslaştırıyoruz. Kısa sürede hizmete açacağımız Kayseri Talas Alzheimer Gündüzlü Aktif Yaşam Merkezi, ihtisaslaşma çalışmalarımızın somut bir örneğidir."

Gündüzlü bakım hizmetlerini yaygınlaştırmayı hedeflediklerini bildiren Göktaş, "Bunun yanı sıra bakanlığımıza bağlı 176 huzurevinde 14 bin 969, 291 özel huzurevinde ise 13 bin 614 yaşlı bireyin bakım hizmeti almasını sağlıyoruz. Bu yıl içerisinde de 8 yeni huzurevini daha hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi.

Bakan Göktaş, Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri ile 130 yıllık sosyal hizmet geleneğini geleceğe taşıyan bir merkez kurduklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla hayata geçen ve Avrupa'nın en büyüğü olan bu yapı ile vatandaşlarımıza sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini aynı çatı altında sunuyoruz. Türkiye'nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi de burada faaliyetine başladı. Darülaceze'nin bu köklü yapısını ve kurumsal hafızasını bütün Türkiye'ye yaygınlaştıracağız. Bunun yanı sıra kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren çalışmalarla, kültürel ve sportif etkinliklerle yaşlılarımızın daha aktif bir yaşam sürmelerine katkı sağlıyoruz. Günümüzde teknolojiye erişimin yaşlı bireyler için önemli bir dijital ihtiyaç olduğunu da biliyoruz. Bu kapsamda 43 ilde bulunan huzurevlerinde 1923 yaşlı birey dijital ve finansal okuryazarlık eğitimlerine katıldı. Diğer yandan 19 ilde huzurevlerimizde 21 Dijital Bahar Odası oluşturduk."

"Yaşlılarımızı, topluma yön veren aktif ve üretken birer değer olarak görüyoruz"

Şura ile tüm bu çalışmaları daha ileriye taşıyacak önemli bir adım attıklarını belirten Göktaş, 81 ilde düzenlenen çalıştaylarla sahadaki tespit ve çözüm önerilerini kapsamlı biçimde değerlendirdiklerini, 24 bin 697 kişinin katkı sunduğu Yaşlılık Saha Araştırması'nı gerçekleştirdiklerini ve uluslararası örnekleri inceleyerek başarılı uygulamaları şura çalışmalarına dahil ettiklerini anlattı.

Göktaş, "2. Yaşlılık Şurası ile ulaşmak istediğimiz nihai amaç, sunduğumuz hizmetleri daha etkin, daha yaygın ve daha nitelikli hale getirmektir. Yaşlı haklarının güçlendirildiği, bakım hizmetlerinin finansal ve operasyonel olarak güvence altına alındığı 'yaşlı dostu' bir Türkiye modelini hayata geçirmektir. Hazırlanan raporlar ve alınan kararlar, bu alandaki stratejik hedeflerin temel referans kaynaklarından biri olacaktır." diye konuştu.

"Kimseyi geride bırakmayan sosyal devlet" anlayışıyla hareket ettiklerinin altını çizen Göktaş, "Yaşlılarımızı, tecrübeleriyle topluma yön veren aktif ve üretken birer değer olarak görüyoruz. Bu doğrultuda aile dostu şehirler ve yaşam alanları oluşturmak, evde bakım ve gündüz bakım hizmetlerini yaygınlaştırmak, sağlık ve sosyal hizmet entegrasyonunu güçlendirmek, aktif yaşlanmayı destekleyen politikaları hayata geçirmek, aile yapısını güçlendirerek nesiller arası dayanışmayı artırmak öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Ayrıca 12. Kalkınma Planı'nda yer alan bakım sigortasını da ülke gündemine almamız büyük önem taşıyor." açıklamasında bulundu.

Göktaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın başkanlığını yürüttüğü Nüfus Politikaları Kurulunun, yaşlı politikalarının bütüncül çerçevede güçlü koordinasyonla ve geleceği gözeten anlayışla yürütülmesine vesile olacağını belirterek, "Unutmamalıyız ki güçlü aile, güçlü toplumun temelidir. Aileyi koruyan her politika aynı zamanda yaşlılarımızın da onurlu, sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmesini teminat altına alır. Bugün burada ortaya koyduğumuz ortak akıl ve güçlü irade, Türkiye'nin bu demografik dönüşümü bir riske değil, bir fırsata dönüştürebileceğinin en açık göstergesidir." dedi.

Programda, şuranın hazırlık sürecini anlatan kısa film de gösterildi.

Yılmaz ile Göktaş, program öncesinde Seyranbağları, 75. Yıl ve Ümitköy Huzurevi, Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon merkezleri sakinlerinin hazırladığı el emeği ürünleri inceledi, huzurevi sakinleriyle bir süre sohbet etti.

Yılmaz ve Göktaş, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı ve yaşlılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.