Gözden Kaçırmayın

Erdoğan Duyurdu: 500 Bin Aileye Kiralık Konut MüjdesiErdoğan Duyurdu: 500 Bin Aileye Kiralık Konut Müjdesi

Afyonyerelhaber.com yazarlarından gazeteci Murat Ayberk Şentürk, kaleme aldığı köşe yazısında Ortadoğu’da yaşanan gelişmeleri çarpıcı ifadelerle değerlendirdi.

Şentürk yazısına, Ramazan Bayramı’nı kutlayarak başlarken, bayram ziyareti sırasında yaptığı bir sohbetten yola çıkarak bölgedeki gerilimleri ele aldı. Televizyon ekranlarına yansıyan savaş ve çatışma görüntülerinin artık sıradanlaştığını vurgulayan Şentürk, bu durumun toplumda ciddi bir sorgulamaya neden olduğunu ifade etti.

İşte Murat Ayberk Şentürk'ün yazısı;

Ortadoğu’da Kartlar Yeniden Dağıtılıyor: Artık O Eski Çamlar Bardak Oldu

Öncelikle geçmiş Ramazan Bayramı’nız kutlu olsun. Daha güzel bayramlar geçiririz inşallah.

Bayram ziyaretine gelen dostumla sohbet ederken Ortadoğu’daki bitmek bilmeyen gerilimler üzerine konuşuyorduk. Televizyon ekranlarından yansıyan savaş ve çatışma görüntüleri karşısında, “Ne olacak bu Ortadoğu’nun hâli? Amerika’yla İsrail yine mi bildiğini okuyacak?” diye sordu. Cevabım netti: “Bak kardeşim, o eski çamlar bardak oldu. Artık devir değişti. Vallahi bu defa işleri öyle kolay değil!”

Neden mi böyle düşünüyorum? Gelin, gerçekleri bir de benim yorumumdan dinleyin.

Yıllardır ambargo dediler, yaptırım dediler, “Nefes aldırmayacağız” dediler… Ama bakıyorsunuz, İran hâlâ orada. Sadece kendi sınırında da durmuyor; Lübnan’dan Yemen’e, Suriye’den Irak’a kadar koca bir coğrafyada “Ben buradayım” diyor. Tamam, İsrail istihbaratıyla can yakıyor, önemli isimleri hedef alıyor ama İran’ın o bin yıllık devlet aklı ve direniş ruhu kolay kolay teslim bayrağı çekmiyor. ABD ve İsrail, karşılarında sadece bir ordu değil, pes etmeyen bir inat buluyor.

Eskiden Amerika parmağını şıklatsa herkes hizaya girerdi. Şimdi öyle mi? Çin diye bir dev uyandı, hem de ne uyanış! Adamlar sadece mal satmıyor, artık bölgede arabuluculuk yapıyor. Rusya’ya bakarsanız, Ukrayna’da Batı’ya diş gösterirken bir yandan da Ortadoğu’daki dostlarını silahla, uçakla güçlendiriyor. Yani artık Amerika’nın at koşturduğu geniş alan iyice daraldı. Diplomasi ve ticaret masasında artık yeni ortaklar, yeni bloklar var.

Dolar saltanatı sallanıyor, altın düşüyor.

İşin asıl püf noktası cüzdanda bitiyor aslında. Amerika gücünü silahlarından çok dolarından alıyordu. Ama şimdi bakıyorsun; Çin, Rusya, hatta Arap ülkeleri bile “Kendi paramızla ticaret yapalım” demeye başladı. BRICS dediğimiz o yeni yapıya bizim bölgeden de katılanlar oldu. Eğer o petro-dolar sistemi bir sarsılırsa, Amerika’nın Ortadoğu’daki o pahalı askerî operasyonları finanse etmesi hayal olur.

Eskiden Amerika bir yere uçak gemisini gönderdi mi iş biterdi. Şimdi ise işin içine asimetrik savaş girdi. Bakıyorsun, milyon dolarlık jetler, birkaç bin dolarlık kamikaze İHA’lar (insansız hava araçları) karşısında aciz kalıyor. Ukrayna’da gördük, şimdi Ortadoğu’da görüyoruz; teknoloji artık sadece devlerin elinde değil, direnenin de elinde bir koz hâline geldi. Bu da İsrail ve ABD’nin kabadayılık imajını fena çizdi.

Planlar büyük olabilir, haritalar üzerinde yeni çizgiler çizilmek istenebilir… Ama karşılarında sağlam bir direnç, yükselen dünya devleri ve değişen ekonomik dengeler var. Artık sadece “çok güçlüyüm” diyen değil; akıllı hamle yapan, esnek davranan ve bölge halkını karşısına almayan kazanacak. Kontrolsüz güç, güç değildir.

Burada bir bölüm de kendimize açalım. Türkiye, bu ateş çemberinin tam ortasında hem Batı’yla görüşüyor hem Doğu’yla iş yapıyor. Bir yandan NATO üyesiyiz, diğer yandan BRICS kapısını zorluyoruz. Bu denge siyaseti aslında en akıllıca hamle. Çünkü masadaki taşlar devrilirken, ayakta kalanlar sadece bir tarafa yaslananlar değil, iki ayağını da yere sağlam basanlar olacak.

Amerika ve İsrail yıllardır bölgeye nifak tohumu ekti. “Şimdi hasat zamanı” dedi ama artık hasat zamanı bence bekledikleri gibi geçmeyecek. Bölge halkları artık kendi kaderini tayin etmek istiyor. Valla dostlar, savaş sadece barutla değil; akılla ve ekonomiyle kazanılır. Ve şu an o akıl sadece Amerika’da ya da İsrail’de değil; Türkiye’de de, İran’da da ve Çin’de de tıkır tıkır çalışıyor.

Bu devirde “ben yaptım oldu” diyenin değil, “gel beraber yapalım” diyenin borusu ötecek! Amerika ve İsrail bu sefer masadaki taşları tamamen kaybetmeden bu işten çıkamazlar. Güç dengesi Batı’dan Doğu’ya doğru kayarken, biz de bu ateş çemberinde sağduyumuzla ve dengeli politikamızla dimdik durmak zorundayız.

Gelişmeler inşallah dünya için, en çok da memleketimiz için hayırlı olur.